
|
Kıs[s]aca Fahri Öz 1 Temmuz 1969'da Antalya'nın Manavgat ilçesinde doğdu. AÜ Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde lisans ve yükseklisansını tamamladı. Ankara'nın değişik üniversitelerinde okutmanlık yaptı. Şu sıra ODTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde, "On Dokuzuncu Yüzyıl Kadın Şairler ve Gelenek" konulu doktora tezini tamamlamakla meşgul. Şiir ve yazılarının yanı sıra çevirilerini yayımladığı dergilerin birkaçı; Metis Çeviri, Çalıntı, Layka, Silgi, Varoş, Virgül... Kitaplaşan çevirileriyle adını duyurdu: Şiirler (1996, B. Dylan), İçerideki Kedi (1997, W. S Burroughs), Midas'ın Müritleri (1998, J. London), Hayat Kısa, Proust Uzun-Çok Kısa Öyküler Antolojisi (2000, Mustafa Yılmazer ile). F. Öz, şiirlerini henüz bir kitapta toplamadı.
|
bozgun
önceydi çok-
beyazlamış bir çocuktu
tanrı
bir meşe koruluğunda
gübreli, kuz, ala gölgeli.
damarlı bir güneş seğirtirdi
yamaçlarda.
ıslak yemiş dalı. ağır yemiş dalı.
eşekarısı, borazanarı, sarıcaarı.
ne gelirse önüne.
ölüm zincirini kutsayan
yeniyetme doğa.
tütün komasından can veren keler!
pavkıran domuz yavrusu
-ah, bilmezdi
kendini aşağılayan korkuluğu,
böğüren tenekeyi,
ortasından yarılmış çanı -
akıttı nereye yakut kanını?
ya karayılanı doğruluğun?
şimdi uzanmaktadır iki büklüm
bir çilek sopasının ucundan.
pavçakallar, tilkiler ve sansarlar,
mitik bozguncular
ki olmayan bir kuzeye giderler
yaşanmayan bir kutuba.
köyün güvenliğidir
ve ekinliğin
ve hendese ve kerrat cetveliyle
bağnaz bereketin
ayazda parlayan soğuk namlu.
çalışan
adamın aşk şiiri
krizantemler
yiyen
bir yenidoğanım
herşeyi yıkabilirim
bir buldozerim
saat yedi bile değil
işe gitmek için çok erken
eskişehir yolunda
trafik yok denecek kadar
az
biyoloji bölüm başkanı
sevgiyle bakıyor yoldan geçen
greydere
şentepe'de daha yeni yıkıyor yüzünü
okul servisinin şoförü
sekreter kız kombinezonunu giyiyor
sabırla soğuk pencerenin
önünde.
geceden kalma
yağmurun
semavi ışığıyla titriyor
bütün tepeler
arabam bir at kadar sabırsız
böğürüyor motor ve tekerlekler
ıslak, sessiz asfaltta.
kahramansı
1.
rayihalı bir
tepeden yuvarlanıyoruz işte
yeşil, unutkan, ölü.
dingin bulutlar
geziniyor tarlalarda,
ıslak ayaklı bir satir: haşarı mevsim.
yılanlar ve
balık larvaları-
bir çocuk helikopterböceklerini izliyor suda.
(bütün gece
bir borazancının izini sürdüm
kanatları rüzgârla yeğin-
dön! dedim,
dön!
güneş doğuyordu.)
2.
nasıl da yükseliyor
çiçek borucukları!
su sesleri duyuyoruz bir ekinlikte.
avurtları şişkin bir melek raksediyor
bebeklerin semirdiği talaşlı odada.
karaduygu
haikusu
sıkıldığında
canı
düşünüyor:
"kaynağı benim bu huzursuz nehrin."
tesadüf
akşamcının sevdalısı ağaç, ki dibinde ağlar bütün yokluğunu. hatırla, aile oturmalarının iç buruculuğunu- kaplar ruhunu ve bırakmaz yakanı.
ilaç uçaklarını görmemiştim. yorulmuştum ama mutluydum hergeleler gibi. gizliyordu beni su arkındaki boğucu otlar. yılanla konuşmaya gelmiştim. bilmiyordum dilini, olsun dedi.
unuttum o kumlu
sahili
içime bir gece indi.