Sen
Sen
ve ben. İki eş im. Yan yana iki boşluk. İki beden
Sen bir ben dokuyorsun
benliğinde geceler günler boyu
Ben bir sana tutunuyorum bende benden umudum
kesilince
Bana değiyor içimdeki sen sevgilim. Bir hafiflik. Değme
Onmaz
Onmaz
tinimdeki uçurum, elinin onarıcı ıtırı baharı
olmasa. Onmaz tenimdeki kanlı
kıymık, soluğunun yalazası
dağlamasa. Ey tindeki uçurum. Ey aslı yanmış suret.
Ey tendeki
kanlı kıymık. Ya teni de götür ya rüzgâra savur bu külü bu dikeni
Mart dokuzu.
Mart
dokuzu. Dokusu ilkyazın, ilmeğini atar tene. Kemikte
kışlayan tını. Çözülür
kırkikindilerle pası, kırkıncı kış
odasında asma kilidin. Çözülür dili buzun.
Nevruzun
özlemle yalar tuzlu tenini kar. Karayağız ırmakların coşkusu sonra
Yaşamak
Yaşamak
bir bütündür ve ancak mümkündür dolaştığın sokakla
soluyarak, okuduğun kitapla
konuşarak. Ayaklarının altındaki
alelade bir topraksa ve sen üstünde bir
çift ayak. Yani farkında değilse
hiçbir şeyin el, ayak, dudak. Senden daha
çok yaşıyor demektir toprak
Şaşarak
Şaşarak
görürsün inandığın tüm doğruların iskeleti koca bir yalan
Bin bir emekle
kanaviçelediğin ömrü için için oymuştur bir yılan
Varsay ki doyumsuz kurtlardır
onlar, değil ki eşref-i mahlukat falan
İçindeki kurdu uyandır bitmeden dolunaylı
gecedeki kanlı talan