Kıs[s]aca
İlkokulu
köyünde tamamladıktan sonra ailesiyle birlikte İstanbul'a taşındı. Ortaokul
yıllarında tanıştığı siyasal mücadele nedeniyle 1980 sonrası kayıtlı
bulunduğu İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğrenciliği dahil ilkokul
diploması sonrası eğitim sürecine ilişkin okul kayıtları "hileli"
olduğu gerekçesiyle iptal edildi. 1970'lerin sonunda Halkın Kurtuluşu
ve Özgürlük gazetelerine küçük semt ve fabrika haberleri toplayarak
başladığı gönüllü gazeteciliği, 1980'den sonra Gökyüzü, Yeni
Ülke, 2000'e Doğru, Evrensel Kültür, Gerçek
dergilerinde ve Evrensel gazetesinde gazeteci, yazar ve yönetici
olarak sürdürdü. Son yıllarda, çoğunlukla Atlas dergisi için
gezi yazıları yazıyor. Şiir kitapları |
||
| Eskatalogya (1993); Kaptanı Seyredenin Defteri (1994); Günün Kapıları (2003); Irak Yakın Acı (2005) | ||
|
MEZOPOTAMYA Nice
uzakmış ki bize bu imge Yaratılmayınca
her sabah Biz
söylendikçe Kısık
bir gaz lambası Yitiyor
Buradayım Bombardıman
uçaklarından önce geldim Düzleyecek
gece Mezopotamyalıyım Buradayım İlk füzelerden sonra Bağrışmaları
da değişecek köylülerin Değişecek avcıların avları Sekiz
yıl savaşıydı çocuklukları İlk füzelerden önce Aşiretlere
otomobil lastiği, Kaleşnikof mermisi İki
büklüm yürüyoruz karanlık boşlukta Buradayım Aklım
can pazarı Burada
doğdum yüzyıllarca Şairim Gökte Sevgiden Emperyalizm
çağında Firigyalı bir aşk taramış saçlarımı Yitirmişim Kalemim
Sümer'de yontulmuş benim Hititliyim ** * Bunca
uzakmış demek bize bu imge Kim
yazmıştı haritamıza bu imgeyi Şimdi
üzgün aklım, anımsamıyorum Ter
miydi yoksa * * * Ne
çok kan döküldü. Sözler
pelte Gövden
uğulduyor Bağdat Filistin
askısında görülen hayal Avsın
şimdi Cılk
yara *** Buradayım Öykümüz! O dillerin dili Buradayım Şehrazad
yeniden anlatıyor Babil'i Rüzgâr devini söylüyor, yol tanrısını Yılan
oynatıyor bir ihtiyar Anlatıyor
Şehrazad kıskançlık kokulu güzleri Her
kadın bir Şehrazad, yaşamak ilminde Yaylılar Sevişme
isteği yine de büyüyor Yaylılar! Usul, yumuşak Derken...
Binbir Gecede Boğuyor
işgalci masalı Buradayım Zamana inme inmiş İbrişim
misali duman ümüğümüzde Elini
uzat bana Buradayım Sözler Sözlerin
suratı yok Çürümüş Şeytan otlarına karışıyor Sözler (1) Irak'ın işgali gündeme geldiğinde, Saddam Hüseyin yönetimi büyük kentlerin yoksul mahallerini hemen her gün meydanlara taşıdı. Birinci slogan, Bırruh bıd dem bnıhdik ya Saddam (Canla, kanla yanındayız ya Saddam) oldu. Bağdat'ın
Garipler Mahallesinde bir pazar kurulur
Bunlar
sade sözler Yüreği
deler ya duyulmayan bir avaz Beş
yıldır (1) Ölümü çocukların otlar gibi Beş
yıldır Lamaştu
(2) dolanıyor uykusunda loğusaların Beş
yıldır Günde beş bin
çocuk öldü Beş
yıldır Elbette
çıktı borsalara petrol Beş
yıldır Türlü türlü
sustuk seccademizde Beş yıldır Ne söz açar ağzımızın kitabını, ne bıçak Beş
yıldır Düşündük
harabemizde Beş
yıldır Açlık,
bilmem kaç kez bayıldı Beş yıldır Alçaldık kendimizden Sözler * * * Nice
uzakmışız biz bize Kim yazdı bu imgeyi haritamıza, ama kim Suriyeli
bir zanaatkâr mıydı Kabil Sessiz, büyüsüz Ey
yarımada, bardaklarını doldururum *** Ve
komşuya söyleyeceğim kara kasidelerini senin Beş
yıldır Kinin bulun
-diyor- yaşlı kadın Musul kınası yakın mutsuz yerlerinize Beş yıldır Üzerlik otuyla tütsülediler uğunan her çocuğu Beş
yıldır Dua ettiler
biber öğütürken ellerinde biriken sancıya Beş
yıldır Amber kokusu
terk etti Basra'yı *** Nice
uzakmış bize bu imge Mezopotamya,
Ah! Mezopotamya Şiir
güzel -diyordu- Marks Ortaçağlı
bir ay öperken Dicle'nin boynunu Kişniyordu Kişniyorum (1)
Irak düpedüz işgal edilmeden önce, beş yıl boyunca ambargo uygulandı.
Bu beş yıl boyunca, günde ortalama beş bin çocuk öldü. Duymadık, görmedik,
bilmedik. |
2001-2009 © www.siirfeneri.net / Editör: İbrahim Baştuğ