Abdülkadir Budak

Adnan Özer

Adnan Satıcı

Ahmet Ada

Ahmet Hâşim

Ahmet Necdet

Altay Öktem

Arif Damar

Aslan Özdemir

Âşık Paşa

Ataol Behramoğlu

Aytekin Karaçoban

Bâki Ayhan T.

Bayram Balcı

Bozan Yaman

Cihan Oğuz

Fahri Öz

Gülten Akın

Güngör Tekçe

Hakan Şenocak

Halil Gökhan

Halil İbrahim Özcan

Hasan Öztoprak

Hilmi Yavuz

Hoca Dehhani

İbrahim Baştuğ

İlhan Berk

Kadı Burhaneddin

Kadir Aydemir

Kemal Bayrakçı

Kıvılcım Vafi

Koray Feyiz

Mecit Ünal

Metin Celâl

Metin Cengiz

Metin Fındıkçı

Murat Koçak

Mustafa Atiker

Müslim Çelik

Nafer Ermiş

Nesimi

Neşe Yaşın

Nevzat Çelik

Nihat Behram

Nilüfer Altunkaya

Onur Caymaz

Özkan Mert

Sabahattin Umutlu

Sabahattin Yalkın

Salih Bolat

Sennur Sezer

Serkan Engin

Sultan Veled

Şeyyad Hamza

Şükrü Erbaş

Tevfik Taş

Turgay Fişekçi

Turgay Kantürk

Sultan
Veled

 

 

 

(Larende/Karaman 24 Nisan 1226 - 11 Kasım 1312)

Konya'da geçen çocukluğundan sonra Şam ve Halep'te öğrenim gördü. Babası Mevlana'nın ardılı (halefi) Çelebi Hüsamettin ölünce (1284) Mevlevi şeyhi oldu. Şiirleri 1941'de 29 küçük divanın birleştirilmesiyle M. N. Uzluk tarafından Veled Baha-al-din Muhammed-Divan adıyla yayımlandı. Divanındaki 15 Türkçe gazel ve mesnevilerindeki Türkçe ikilikler (beyitler) Mecdut Mansuroğlu tarafından Sultan Veled'in Türkçe Manzumeleri adıyla 1958'de yayımlandı. Divan edebiyatının ilk örneklerinden sayılan Türkçe şiirlerinde Batı Oğuz lehçesini kullanan Sultan Veled'in, Farsça şiirlerinde babası Mevlana'nın etkisinde kaldığı

 

GAZEL

Sinün yüzün güneşdür yoksa aydur
Canum aldı gözün dakı ne eydür

Binüm iki gözüm bilgil canumsın
Bini cansuz koyasın sen bu keydür

Gözümden çıkma kim bu yir senündür
Binüm gözüm sana yahşı sarâydur

Ne okdur bu ne okdur değdi sinden
Binüm boyum sünüydi şimdi yaydur

Temâşâçün berü gel kim göresin
Nite gözüm yaşı ırmak u çaydur

Sinün boyun bu dağdan ağdı geşdi
Cihân imdi yüzünden yaz u yaydur

Bugün ışkun odından ıssı alduh
Bize kayu değül ger kar u kaydur

Bana her gice sinden yüz bin assı
Binüm her gün işüm sinden kolaydur

Veled yohsuldı sensüz bu cihanda
Sini buldı bu kezden beğ ü baydur

[Senin yüzün güneş mi yoksa ay mıdır
Canımı aldı gözün, daha ne der

Benim iki gözüm, bil ki canımsın
Beni cansız koyasın sen, bu uygun mudur

Gözümden çıkma ki bu yer senindir
Benim gözüm sana güzel saraydır

Ne oktur bu, ne oktur; değdi senden
Benim boyum mızraktı şimdi yaydır

Seyr için beri gel ki göresin
Nasıl gözüm yaşı ırmaktır, çaydır

Senin boyun bu dağdan yükseldi, geçti
Dünya şimdi yüzünle bahardır, yazdır

Bugün aşkın ateşiyle ısındık
Bize kaygı değil (gelen) tipidir, kardır

Bana her gece(nin) senden (gelir) yüz bin yardımı
Benim her gün işim seninle kolaydır

Veled yoksuldu sensiz bu dünyada
Seni bulduğundan beri zengindir, beydir]

 

2001-2009 © www.siirfeneri.net / Editör: İbrahim Baştuğ