Abdülkadir Budak

Adnan Özer

Adnan Satıcı

Ahmet Ada

Ahmet Hâşim

Ahmet Necdet

Altay Öktem

Arif Damar

Aslan Özdemir

Âşık Paşa

Ataol Behramoğlu

Aytekin Karaçoban

Bâki Ayhan T.

Bayram Balcı

Bozan Yaman

Cihan Oğuz

Fahri Öz

Gülten Akın

Güngör Tekçe

Hakan Şenocak

Halil Gökhan

Halil İbrahim Özcan

Hasan Öztoprak

Hilmi Yavuz

Hoca Dehhani

İbrahim Baştuğ

İlhan Berk

Kadı Burhaneddin

Kadir Aydemir

Kemal Bayrakçı

Kıvılcım Vafi

Koray Feyiz

Mecit Ünal

Metin Celâl

Metin Cengiz

Metin Fındıkçı

Murat Koçak

Mustafa Atiker

Müslim Çelik

Nafer Ermiş

Nesimi

Neşe Yaşın

Nevzat Çelik

Nihat Behram

Nilüfer Altunkaya

Onur Caymaz

Özkan Mert

Sabahattin Umutlu

Sabahattin Yalkın

Salih Bolat

Sennur Sezer

Serkan Engin

Sultan Veled

Şeyyad Hamza

Şükrü Erbaş

Tevfik Taş

Turgay Fişekçi

Turgay Kantürk

Serkan Engin
Serkan
Engin

Kıs[s]aca
“Şiir, imgelerin, bir ya da daha çok izlek etrafında, metinsel bütünlük oluşturacak şekilde örgütlenmesidir. Bu tanımdan da çıkarsanabileceği gibi, Şiir'in temel birimi imge'dir. Çünkü Şiir, doğal dil içinde gelişen ve/ama özerk bir üst-dildir. Bu da imgeler aracılığıyla, doğal dilin söz diziminin bilinçli olarak bozulup özgün bir dizgeyle yeniden kurulmasıyla oluşturulur. İmge, doğal dili dönüştürerek sınırlarını genişletir ve yeni anlatım olanakları sağlar. Sözcüğün, sabit sözlük anlamının ötesine geçmesine yol açar.”


29 Eylül 1975'te İzmit'te doğdu.

Deniz Lisesi'nden mezun oldu (1993). Deniz Harp Okulu'ndan disiplin bozukluğu nedeniyle atıldı (1995). Kocaeli Üniversitesi'nden tekniker olarak mezun oldu (1999).
Şiirleri ve poetik yazıları başta Berfin Bahar, Güney, Şiir Ülkesi, Damar, Ünlem olmak üzere birçok dergide yayımlandı. "İmgeci Toplumcu Şiir Manifestosu" (Eylül 2004, Şiir Ülkesi) ile son dönemdeki bireysel manifesto yazan şairlerden biri olarak anıldı (Necmi Selamet, Şiirimizde Manifestolar, İlya Yayınları 2007).
Serkan Engin'in henüz yayımlanmış kitabı yok.

Serkan Engin "ilke kararı gereği matbu şiir kitabı yayımlatmayacağını" Şiir Feneri'ne Ağustos 2010'da bildirdi. Şairin PDF formatındaki şiir e-kitabına şu bağlantıdan ulaşabilirsiniz: http://www.dosya.tc/files/GDpITe/ars_zakrosti_.pdf.html

 

evsizliğin çocukluğu

kedere bıçak çekip jilet atarlar cehenneme
tinerle ovarak cesaretlerini
mideleri tenha düşleri lâl
acıya sallanmış bir çift zardır gözbebekleri

intihar marşıyla geçerler önümüzden
şiddet emzirir deve dikeni ömürlerini
hayatın ıskartasıdırlar
kan revan okunur tarihçeleri

kazınmış tenlerinden masumiyetleri
umutları alabora olmuş daha açılmadan denize
omuzlarına kimsesizlik kuşları konar
her dilde italik yazılır boyunları

: goncayken çürür evsizliğin çocukluğu


gecenin G noktası

gecenin G noktasına değdi tenimiz
kırmızı bir zelzele tenin tenha yerlerinde
dilbaz oldu şehvet nefesin örtününce bedenime
nefesin ki önsözüdür yağmurlu devinimlerinin

kâşifi benim gövdenin saklı şehrinin
ellerimle heceleyerek kat ettim
boydan boya beyaz atlasını teninin
yüzünün güneyindeki minik gelincik
tarlasına konuyor eşek arıları dilimin

ah yarim, ömrümün gizli öznesi
ah o memelerin Çanakkale Geçilmez gibi
uzanıyor Çin Seddi gibi
bir omzundan ötekine
bu imlâsı şaşı gecede
egemenlik kayıtsız şartsız memelerinde


kırık çırak

kalbimi çekiç yaptım da düzeltemedim
hayatımın eğri büğrü kaportasını
ezikliğini bana kusuyor ustam
üstüpü gibi harcıyor çocukluğumu

kaynak tutmuyor heveslerim
dünden yarına kırılmışım
'senin failin devlettir' diyorlar
'üreme bonkörü ailen bir de'

- sahi devlet'e nasıl gidilir abi?

dövüyorlar düşlerimin misket mavisini
küfre ve tütüne bulandı masumiyetim
bir işbaşı bile almadılar
abimin küçüklüğüdür giydiğim

egzoz dumanı siniyor umutlarımın körpeliğine
tebeşir tozu ağartacağına aklımı
acının çelik dikenleri batıyor kalbime
avuçlarım zaten nasır tarlası

- doğru söyle abi bana yakışırdı di'mi ?
okul önlüğü mavisiyle kırmızı sırt çantası


peralı güzele gazel

şimdi Aşk yırtılan bir kağıt deniz mavisi eksik
sormuyorum nereden tutuşur bir çift ela göz silemediğin

gök yıkılır ömrümüze üstümüze ince harfler bulaşır
kanar durur aksak kuşlar sol anahtarına yalnızlığın

şimdi dirim yıkık bir duvar düşlerime usturayla çizdiğim
kim susar bunca hayal kırıklığını bilemediğim

lâl ömrüme teyellediğim flu şiirler aklar beni ancak
ne kadar dönsem de çevremde kekeler tarumar günlerim

şimdi tenim kafiyesiz bir dize ellerin olmayınca
sormuyorum nereden tutuşur bir çift ela göz silemediğin


teninin cümlesi

- Yeis ölüyor biz sevişirken

yana yana dönüyor kalbim yörüngende
harf harf okuyorum teninin cümlesini
serbest stilde yüzüyorum engin denizlerinde teninin

dişi kokun kalbime sinmiş terin ağzımın ezberinde
yüzüme kanatlanan bir çift beyaz güvercin memelerin

bir yağmurlu gonca gül açıyor gövdenin güneyinde bana
ben bir kara trenim o gülün içinden geçip giden bahar'a
bahar ki ömrüme bulaşmış güneş terin

senden gayrısına tenim lâl
öptüğün yerlerimde gül devrimi
koşar adım sorarım evrene :

bir daha nasıl eklerim Aşk'a iyelik eki

2001-2009 © www.siirfeneri.net / Editör: İbrahim Baştuğ