|
|
|
|
Kıs[s]aca
İlkokulu Çal'ın Poyrazlı
köyünde, ortaöğrenimini Denizli'de tamamladı. Ankara Üniversitesi Siyasal
Bilgiler Fakültesi'ni bitirdi (1990). Ardından 10 yıl Almanya'da yaşadı,
Felsefe ve Kültür Bilimleri okudu. Bremen Üniversitesi'nde "Ekonomi
Türkçesi" dersleri verdi (1993-1998). Mayıs 2001'den bu yana İstanbul'da
yaşıyor ve çevirmenlik yapıyor. |
||
|
22 Eylül Zaman
katılaşıyor yükseldikçe Senin
sustuğun yerde Seni
çağıran her şey Nesnenin
arka yüzü Gökte kuşların katı karanlığı Seni
susturan her şey
Eğildiğini
görmek için atıyorum kalemi yere Sırf
susasın diye öptüm Sana
her şeyi vermedim doyup gitme diye Hep duymak
istediğim için söyledim Ve bir
gün her şeyden vazgeçip söyledim
Karanlık
mı yoksa öfke mi Sen
mi bıraktın bu izleri gece camlara Kuş kanatları... Acı saatler... Korkunç bulutlar Pencere
camlarından şelaleler akar Karanlık
şafaklarda Sesler
kanat sesleri değildir artık İki
yanında iki karanlık dev uyur
Aşk öyle
korkunç bir şeydi ki Bir
eylül günü ben sana maruz kaldım Yalnızlık
bir suskunluktur sevgilim Ben bu
dağlarda Mecnun değildim
Gözlerini
kapadığında dökülen güller Beni
güneş kavursa sen susarsın Gül yapraklarına
gece yapışır Ezelden
beri içimde bir tül gerili bunu bil Ruhun
en derin olduğu yerden |
2001-2009 © www.siirfeneri.net / Editör: İbrahim Baştuğ