1345-1398 Kayseri'de doğdu. Kayseri kadısı babasından (Şemseddin Mehmed) küçük yaşta Arapça ve Farsça öğrendi. Mısır, Hicaz ve Halep'te tanınmış bilim adamlarından ders aldı. Babasının ölümü üzerine (1364) Kayseri'ye döndü. Kayseri emiri Eretnaoğullarından Mehmed Bey'in kızıyla evlendi. Önce kadı, sonra Eretnaoğulları yönetimine vezir oldu (1365). Sivas'ta emirliğini ilan ederek (1381) on sekiz yıl egemenliğini sürdürdü. Akkoyunlularla yaptığı savaşta yenilince şehrin surlarında idam edildi. Anadolu'da yaşamasına karşın Azeri Türkçesiyle iki bine yakın şiir yazdı. Şiirlerinde az da olsa hece veznini de kullandı. Cenab Şehabeddin'in derlediği Divan-ı Kadı Burhaneddin'den (1922) sonra Türkçe divanı Türk Dil Kurumu'nca yayımlandı (1944). Şiirlerinde mahlası (takma adı) ya da gerçek adını kullanmamasıyla dikkat çeker. |
||
|
GAZEL Şâha
[ey şah]
sinün cemâlüni göreyüm andan
[sonra] öleyim Bunca
zemân lebün [dudağın] içün
saçun karanusındayam [karanlığındayım] Dün
gice düşde ben sini binüm ile görür idüm Bezm-i
ezelde [yaratılış öncesinde,
ruhların, Tanrı'nın güzelliğiyle kendinden geçmesi] ireli
cânuma ışkı hüsninün [güzelliğinin]
Canum
u aklum u gönül zülfün içinde yitdiler
Gözümden
ahan yaşlara tûfan niçe benzer Gönlüme
ki ışkun sanemâ [ey put]
kürsi kılupdur Yâkût
ağızunda göreli dürr-i hoş-âbı [parlak
incileri] Bir
şem' [mum]
alıban [alarak]
ben de seni isderem [ararım]
iy dost Derman
dilerem derdüni arturmağ için ben Hattuna
eğerçi yüzünün sülsini tutdı Cânuma
ki çâh-ı zenaha zülfi kemişdi
Gönlüme
ben didüm ki kandesin Gîsusiyle
[giysisiyle/saçıyla] bende [tuzağa]
düşdüm dir gönül N'ola
öpdüm gözüme sürdüm seni Bendesin
sen bendeyim [köleyim]
ben tapuna [huzuruna/kapına]
Gözlerim
giryân [ağlayan]
ü [ve] biryândur
[kebap/büryan] gönül
İy
yârenler yâr yolına nem kaldı ki yanmamışam Hammâri
[şarapçı] gözinden anun bir
tolu ayağ [kadeh]
işmişem Can
diledi benden gözün akl u gönül virdüm bile Lutf
eyleyüp sen tut elüm saç oduma [ateşime]
rahmet suyın Tap
[tamamen] yah [yak]
oduna cânumı vaktidürür [vaktidir]
iksîri sal Cân
ile iki cihâna akl u gönül ne var ise Sini
didüm sine [mezara]
değin senden usanmah yoh bana Gözüm
yüzüni göreli görmedi râhat gündüzin İçüm
kara benzüm saru yaşum kan u kanum sudur
Ezelde
Hak ne yazmış ise bolur [olur]
Dilberün
işi itâb [azar, paylama]
ü nâz olur |
2001-2009 © www.siirfeneri.net / Editör: İbrahim Baştuğ