Abdülkadir Budak

Adnan Özer

Adnan Satıcı

Ahmet Ada

Ahmet Hâşim

Ahmet Necdet

Altay Öktem

Arif Damar

Aslan Özdemir

Âşık Paşa

Ataol Behramoğlu

Aytekin Karaçoban

Bâki Ayhan T.

Bayram Balcı

Bozan Yaman

Cihan Oğuz

Fahri Öz

Gülten Akın

Güngör Tekçe

Hakan Şenocak

Halil Gökhan

Halil İbrahim Özcan

Hasan Öztoprak

Hilmi Yavuz

Hoca Dehhani

İbrahim Baştuğ

İlhan Berk

Kadı Burhaneddin

Kadir Aydemir

Kemal Bayrakçı

Kıvılcım Vafi

Koray Feyiz

Mecit Ünal

Metin Celâl

Metin Cengiz

Metin Fındıkçı

Murat Koçak

Mustafa Atiker

Müslim Çelik

Nafer Ermiş

Nesimi

Neşe Yaşın

Nevzat Çelik

Nihat Behram

Nilüfer Altunkaya

Onur Caymaz

Özkan Mert

Sabahattin Umutlu

Sabahattin Yalkın

Salih Bolat

Sennur Sezer

Serkan Engin

Sultan Veled

Şeyyad Hamza

Şükrü Erbaş

Tevfik Taş

Turgay Fişekçi

Turgay Kantürk

Kadir Aydemir
Kadir
Aydemir

Kıs[s]aca
"Şiir bir düş oyunu; sözcüklerle oynanan ve uykuda kendimizi yitirdiğimiz. Uzayan zamana hep yenildiğimiz bir oyun bu. Şiir yazıyorum, çünkü sözcükler ve görüntüler beni buna zorluyor."


13 Eylül 1977'de İstanbul'da doğdu.

Fenerbahçe Lisesi mezunu (1995). Üniversitede bir süre işletme okudu, daha sonra halkla ilişkiler eğitimi aldı. İlk şiirleri Şiir-Oku dergisinde yayımlandı. Şiirleri ve yazılarıyla daha sonraları pek çok dergide imzasına rastlandı. Başka şiir dergisini 11 sayı yayına hazırladı. Çeşitli fanzinler çıkarttı. 2000 yılında kurduğu Yitik Ülke şiir-edebiyat sitesinin editörlüğünü sürdürüyor. Şiirin yanında kısa öyküler de yazıyor.

Kişisel web sayfası
www.kadiraydemir.com

Şiir kitapları

Sessizliğin Bekçisi (2002); Dikenler Sarayı (2003)

 

Gece Ödevi

Önüme çıkan
Büyük, kırık taşlar

Sözcükler ağzında dönerken
Uzayan karınca yolları

Sonsuz göbeğin
-Koca bir kent

Tırnağınla yaktığın göğsüm
-Duvarda ölen iki gölge

İncir balını akıttığında
Fısıldıyorum her şeyi
                  istekli etine.


Kımıltısız

Sis iniyor, o sessiz ve yorgun atlı
Ölüm, iki yanı keskin kılıç!

Denizin bittiği yerde saçların
Dokunuyorsun, bir kuş sürüsü gibi

Dudaklarımı gömüyorum içine
Sonra çırılçıplak gece iniyor

Dilime değiyor bembeyaz yontu
Bitimsizken ay, o iki yumuşak tepe

Islaktı bahçen ve ezik çimenler…


Singin

Yürüyoruz, kasımpatıları var ellerinde,
Saçlarında eriyor donuk güneş

Dudakların yanıyor kayalardaki tuzla,
Upuzun bir ses sanki beyaz gövden

Şimşekler çiziyor tenini,
Yoruyor içimi dik sazlıkların

Uçuşuyor sonsuz gece kuşları,
Uzak patikaların yakınlığısın sen

Sis çözülüyor birden, kararıyor ay,
Eğiliyorum, senden kalan sözcüklere!


Tuzak

Dilinde poyrazın uyuşturduğu otlar
Ağaç kovuğunda bir çekirge
Emip durdu seslerimizi.

Bir tünek arıyordum gözlerinde

Yüzünün uçurumuna indim
Acı ötüşüyle ayrılık vakti
Ölü bir kuşun.

Sözcükler: Aramızda çatlayan
Denizin mızrağı, etimden çıkmıyor!


Yol

Gözlerindeki yıldızlar;
Gölgemin etine tırmandığı
Sütünü kana kana içiren

Yağmursuz ölen
Dudağımda bir çıngırak,
Senin yeşil üzümlerin…

Sessizce inerdi köklerime,
Öpmeden aldığım koku
Bir uykusun, tuzlu, depderin.

2001-2009 © www.siirfeneri.net / Editör: İbrahim Baştuğ