|
|
|
|
Kıs[s]aca "Necatigil'in "Şiir geçmişe atıflarla ilerler" sözü, benim poetikamın temelkoyucu argümanıdır. Bir şiirin sahihliği, onun içinde üretildiği toplumun zihniyet tarihiyle ilişkiliyse eğer, hem geçmişe atıfta bulunan bir gelenekselliği, hem de bugüne atıfta bulunan bir modernliği içermek zorundadır. Şiirin geçmişe gönderme yaparak ilerlemesinin anlamı, bence budur. Sahihlik; şiirde gerçekleştirmeyi amaçladığım şey. "
Kabataş Erkek Lisesi'ni
bitirdi (1954), bir süre gazetecilik yaptı. İngiltere'de BBC'de çalıştığı
sırada Londra Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi.
Yurda döndükten sonra Cumhuriyet, Milliyet, Yeni Ortam
gazetelerine (bir kısmı Ali Hikmet imzasıyla) eleştiri ve inceleme
yazıları yazdı. Mimar Sinan Üniversitesi'nde uygarlık tarihi, Boğaziçi
Üniversitesi'nde felsefe okuttu. Nurettin Sözen döneminde İstanbul Büyükşehir
Belediyesi'nin Kültür İşleri Dairesi'ni yönetti. Bazı eleştirilerinde
ise İrfan Külyutmaz ismini kullanıyor. Şu sıralar Zaman
gazetesine ve E kültür sanat dergisine sürekli yazıyor. Bilkent
Üniversitesi'nde öğretim üyesi. Ayrıca Can Yayınları'nın Şiir Dizisi'ni
yönetiyor. Şiir kitapları. |
||
| Bakış Kuşu (1969); Bedreddin Üzerine Şiirler (1975); Doğu Şiirleri (1977); Yaz Şiirleri (1981); Gizemli Şiirler (1984); Zaman Şiirleri (1987); Söylen Şiirleri (1989); Ayna Şiirleri (1989); Hüzün ki En Çok Yakışandır Bize (Toplu Şiirler, İlk altı kitabının toplamı, 1989); Gülün Ustası Yoktur (Toplu Şiirler 1, son üç kitabı dışında, 1989); Erguvan Sözler (Toplu Şiirler 2, 1989); Çöl Şiirleri (1996); Akşam Şiirleri (1999); Yolculuk Şiirleri (2001) | ||
|
Divan Edebiyatı Beyanındadır Kuş sananlar
yanıldılar Kaldı
eski gazellerde Hilmi
anladı gizini
biz üç
güzel kardeştik ve ölüm, bize doğunun büyük şiiri kaldı o bir
nehir gibi ve kendimizin biz üç
güzel kardeştik bize doğunun büyük şiiri kaldı sonra
derviş defterimiz kapandı bize doğunun büyük şiiri kaldı
ne zaman
dinecek, ne zaman ey uçurum
gözlü sevgilim! ey uçurum
gözlü sevgilim! ey uçurum
gözlü sevgilim! ne zaman
dinecek, ne zaman ey uçurum gözlü sevgilim!
yalnızlık
zamanlandı: önce aşk, sonra yaprak... ta olandan
bakarım sana giden günlere;
sen bir
yalnızlığı koşup gittin de elbet
buluşulur, orda, o yerde... kimbilir
ki dün'dür, ölgündür kalbimiz erguvandın, kayboldun dilegelişlerde |
2001-2009 © www.siirfeneri.net / Editör: İbrahim Baştuğ