Kıs[s]aca
Soyadı Sözer'i
şiirlerinde kullanmayan Ahmet Necdet, İstanbul'da Çapa Lisesi'nin
(1950) ardından İÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü'nü bitirdi (1954).
Çeşitli kentlerde öğretmenlik yaptı. Profesörlüğe kadar yükseldiği akademik
yaşamını, emekli olarak noktaladı (1997). Gün Yüzleri kitabıyla
1994 TDK Şiir Ödülü'nü, Aşk Ey ile de 2002 Yunus Nadi
Şiir Ödülü'nü (Roni Margulies ile) aldı. Şairliğinin yanı
sıra çevirileri ve çeşitli antolojileriyle ünlendi. Fransız (Louis Aragon,
Guillaume Apollinaire) ve Alman (Paul Celan, Georg Trakl) şairlerinden
Gertrude Durusoy ile yaptığı çeviriler 1980'li yıllarda kitaplaştı.
Aynı ikilinin, Mırbatır Husanov'un katılımıyla Rus şairi A. Voznesenski'den
çevirdiği şiirler Telefon Kulübesi (1997) adıyla yayımlandı.
A. Necdet, Charles Baudelaire'den çevirdiği şiirleri ise Kırk Kötülük
Çiçeği (1991) adıyla yayımladı. Kraliçe Stratonike adlı bir
şiir/oyun yazdı (2002). Deneme, inceleme ve söyleşilerini Bir Bölük
Ankâ (2003) adlı kitabında topladı. Şeyh Galip'in Hüsn ü Aşk'ını,
Hüsn ü Aşk Güzellik ve Aşk adıyla manzum olarak günümüz Türkçesine
aktardı (2003). On bir yıllık bir döneme yayılan günlüğünü Şiirli
Defter '88/'98 adıyla yayımladı (2005). Şiir kitapları |
||
| Uzuneşek (1977); Ne Çok Enkaz (1988); Sana Bunca Yangından (1991); Gün Yüzleri (1992); İnegöl Hey İnegöl (1992); Kün (1994); Ay Kasidesi (1995); Zümrüt Longa (1998); Bir Can Yongasıdır Aşk (Sekiz kitabına girmemiş "İlk Şiirler"in eklendiği "Toplu Şiirler", 1998); Aşk Ey (2001); Haiku Kuşu (2004); İnce Divan (Toplu Şiirler, 2004) | ||
|
Gökliman Ne
vakit yüzükoyun uzansam kuma Seni
hiç yaşamadım belki de bunun için Sevişmek
diyoruz hep oysa bu tükenmektir Sigaramı göğsünde söndürüyorum
Şu
saksıdaki çiçek sana neyi düşündürür Oturmuş
tespih çeker Hacıgrigoriyadis Çocukluğudur
odur aklının bütün zoru Çemberler
/ tahta atlar / o renk renk uçurtmalar, Kim
öldü kimler kaldı eski Soma eşrâfından Hüzündür
Ahmet Necdet çiçeklerin en katmerlisi
Şu
günler bir tuhafım: Düş kurmak bana yasak Haydiii
büyük harflerle ve çığlıklar atarak: Ne
"tek"lik ne de çokluk bırakıldığım dünya Haydiii
büyük harflerle ve 'ayağa kalkarak': "Dün"
yoktu "yarın" var mı? bu bir çin işkencesi Sırtımda
bir dervişin yalnızlık elbisesi Haydiii
büyük harflerle ve şapka çıkararak: Senin
"yıkım"ın işte "şimdi"yi sorgulamak Haydiii
büyük harflerle ve kadeh kaldırarak:
Senin
düşünü ilk kez bir mendirekte kurdum Mendirek
bir rüzgârın denize düşen izi Sonsuz'un
son'u geldi artık bir sonE'yim ben Bir
yürek çiziyorum adının yanına bak
Sizi
bir yerlerden tanır gibiyim Sizi
bir yerlerden tanır gibiyim Sizi
bir yerlerden tanır gibiyim Sizi
bir yerlerden tanır gibiyim Sizi
bir yerlerden tanır gibiyim |